CHP Genel Başkan Yardımcısı Nevin Gaye Erbatur, ''İnsan odaklı siyaset yapan bir partinin, temel değerleri insan olan, insanın hakları olan ve bu çerçevede çalışmalarını sürdüren bir partinin 12 Eylül anayasasına da karşı olması kaçınılmazdır'' dedi.
CHP Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal, CHP Mersin Milletvekili Ali Oksal, parti meclisi üyesi Ufuk Aktaş'la Yozgat'a gelen Erbatur, partisinin Yozgat İl Başkanlığında partililere hitaben yaptığı konuşmada, CHP'nin Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir parti olduğunu hatırlattı.
Erbatur, ''Yargı, yasama ve yürütmenin ayrılmazlığına, bu üçünün birbirinden ayrı olduğuna ve birinin diğerine etki etmemesi gerektiğine, birinin diğeri üzerinde egemenlik kurmaması gerektiğine inanan bir partiyiz. En önemlisi, evrensel insan haklarına inanan, sosyal demokrasinin temel ilkelerini kendisine şiar edinmiş bir partiyiz. Şimdi böyle bir partinin, insan odaklı siyaset yapan bir parti, temel değerleri insan olan, insanın hakları olan ve bu çerçevede çalışmalarını sürdüren bir partinin tabii ki 12 Eylül anayasasına da karşı olması kaçınılmazdır'' diye konuştu.
CHP'liler olarak 12 Eylül döneminde partilerini kaybettiklerini bildiren Nevin Gaye Erbatur, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bizim partimiz 12 Eylülü yapanlar tarafından kapatıldı, Genel başkanımız hapse konuldu, partimizin malları dağıtıldı ve hepimiz ne olduğumuzu şaşırdık. Bunları yaşadık. 12 Eylülde işkence gören, 12 Eylülde sürülen, 12 Eylülde ailelerinden ayrılan, 12 Eylülde öldürülenler canımız ciğerimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız, partililerimizdi. Bu nedenle 12 Eylül anayasasına 'hayır' diyoruz. Çağdaş demokratik bir devletin, bir ülkenin insan hakları değerlerine dayalı anayasasını istiyoruz. Bu anayasayı yapmak için yola çıktık. CHP önümüzdeki günlerde bu anayasanın yapılması için çalışmalara başlayacak, Türkiye'de yaşayan herkesin bu anayasaya katkıda bulunması sağlanacak. Yani anayasayı eline alan herkes o anayasanın kendisinin haklarını koruduğuna yürekten inanmalı. Anayasayla ilgili kaygısı, sıkıntısı olmamalı.''
Erbatur, CHP'nin referandumda ''hayır'' demesinin temel sebeplerini şöyle sıraladı:
''Bu anayasa değişiklik paketinde Adalet ve Kalkınma Partisi getirdiği dayatmaları bize sundu. Neydi bu dayatmalar, yargının bağımsızlığını ortadan kaldırarak anayasa mahkemesinin temel olgusunu değiştiren bir dayatmaydı. Buna 'evet' diyebilir miyiz, hayır. Neden? Çünkü bu anayasa değişikliğini yapan hükümet, yolsuzluklara bulaşmış bir hükümet. Yolsuzluklarını biliyoruz, yolsuzluk yaptıklarına yürekten inanıyoruz. Niye buna yürekten inanıyoruz, çünkü bakıyoruz Telekoma, nasıl satıldığını biliyoruz. Bankalarımızın nasıl satıldığını biliyoruz ve şu 8 senedir parlamentoda yapılan yasaların, getirilen düzenlemelerin nasıl yapıldığını biliyoruz. Bu ülkenin Maliye Bakanı'nın vergi borçlarını ortadan kaldırmak için yasa değiştirildiğini, yasa çıkarıldığını biz biliyoruz. Dolayısıyla anayasa mahkemesinin yapısının Anayasa Mahkemesinin yüce divanı olduğu için değiştirilmek istendiğini biliyoruz. Neden, çünkü AK Partililer bir CHP iktidarında yargılanacak. Nerede yargılanacaklar? Yüce divanda. Yüce divan neresi, Anayasa Mahkemesi. O halde Anayasa Mahkemesini AK Parti kendi istediği biçimde tasarlarsa, böyle bir Anayasa Mahkemesi yaparsa orada yargılanmaları mümkün mü? Yargılanırlar ama ceza almazlar. İşte CHP olarak buna 'hayır' diyoruz.''